Ganimetçi olan savaşın tüm çıplaklığı ve tüm dehşeti savaş sonrasıyla ortaya kondu. Savaştaki ölümler nedenle tarlalarda çalıştırılacak kölelerin bile kalmadığı görüldü. Bu kısa düşünce fasılası sırasında da El, kendi faydacı propagandasına devam ediyordu. Bu kes de ölmeyi öldürmeyi övmek yerine, "nefsinize zulüm etmeyin" demekle ölmeyi öldürmeyi yeriyordu.
El öldürmeyi yermekle şöyle diyordu “bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek gibidir”. "Canı ben verir ben alırım" diyordu. Oysaki El, El mülkü yolundaki insanlar birbirini öldürüşle olurken El, insanın gözünün yaşına bakmıyordu.
Yine El "Cennet karşılığında can ve mallarınız satın alınmıştır ne güzel alış veriş değil mi?" derken ve " eğer El yolunda ölür veya öldürülürseniz bu size ağır mı geliyor?" derken El 'in başka yer ve başka başka zamanlarda söylediği "bir insanı öldürmekle tüm insanlığı öldürmüş olursunuz" dediği kendi sözünü unutuyordu.
El yolu neydi? Takdire razı olmak, El yoluydu. El yolunda ölmek, öldürmek El yoluydu. Bir kişiyi dahi öldürürseniz tüm insanları öldürmüş olma anlayışlı düstur bile El yoluydu. Ganimet elde etmek te El yoluydu.
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta