Elbette üssel devinmeli eylemler gibi uzay zamanı açan olguların temelinde de güdülerimiz, egomuz veya korunan bedenle “yalıtımın yasaları da” bu kapsamdaydı. Kişi kolektif alanın çekirdeğiydi. "Kolektif alan nüve etrafında çekirdeği koza gibi saran üssü durumlarıyla besleyen vs. depo enerjiydi".
Tüm kolektif biliş, buluş ve üretişin, tekniğin, teknolojinin, kolektif aklın, depo enerjili çevrimlerin, paylaşımın, uygarlığın ve insan olmakla bunca muktedirce paylaşmaların temelinde "kolektif bağıntılı kolektif etkili, üssü durumlu kolektif birim zamana dek kolektif gücün kapasitesi" vardı.
Evren bir paranın iki yüzü gibi eş anlıydı. Aynı zamanda birlikte olup birlikte giden "ortak zaman, ortak mekân salınımlı sayısal eylemdi. Sayısal eylemli frekans değerlerle notalar senfonisini veren parça durumlar devinmesi ile evren tüm bu belirsizlerin eş anlı uzay zaman açılımıyla başlamıştı.
Madde de, hayat ta, sosyo toplumlar da, üreten ilişkiler de kendisine özgü seçme ayıklamalarla oluşan zorunlu olarak ortaklaşa devimli, uzay zaman mekânı içinde; kesikli sürekli açılım turlarına başlamıştı.
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta