Kaçma
Sokul göğsüme inceden
Kokunu sindirmeden başımdaki kalabalık
Batıyor cam kırıkları
yürek gürültüyle çarparken
Taze bir gözyaşıyım senin aklında
ne zaman kırılsa sinir uçların
mevsimler ne zaman düşse omzuna
gözlerinden dökülürüm ansızın
Sensiz tasvirli bir çentiktir hayatım
hadi bırak ellerini şurda dursunlar
öperim avuçlarından iyi olurum
bilmiyorum
seni nasıl avutacağım
şarkı mı söylesem saçlarını mı tarasam
sustuğunda çok yoruluyorum
Kanla devşirilmiş geceye
metal ve barut sesleriyle uyandık
şafaktan geri kalmayıp
korku yanımıza bile yaklaşamazken
tank paletleri ve şarjörler
dolanırken ayaklarımıza
Ben olsam
ağlardım bütün gözyaşlarımla
bırakırdım bütün umutsuzluğumu
hüznün limanlarına
çünkü
bu kadar acı ve hayal kırıklığına rağmen
YAĞMURLA GELEN
soyunup eski yazlardan
kurşuni bir pıtırtı
camları yalpalayıp eğilince geceye
o simsiyah yalnızlık hep öfkeliydi zaten
Yaz yine bitti
çiçekli entarileri soldu dalların
birazdan kirpikleri sızlatan
eski bir film başlar
sonrası yağmur
-koyu gri bulutlara merhaba-
nereye bulsam
silinmektedir bendeki iz
nereye baksam
yaprak ölüleri: güz
her ayın ayrı bir hüznü varmış gülüm
nereye koşsam kaldırımlar ülkesi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!