Geçtiğimiz günler içinde İstanbul'da bulunduğum sırada ziyaretine gittim. Oldum olası renkli kişiliği, ne zaman şaka, ne zaman ciddi konuştuğunu anlamakta zorlandığım Fadime Teyzenin sözlerini hep hikmetli bulmuşumdur.
Hal hatır, yolculuk, faslından sonra hasbıhale başlıyoruz.
—Haşmet Abi ailesi nasıl? İnşallah iyilerdir. Yaylaya gidecek misiniz bu yıl yine?
—İyiler, şükür. Bir ay kadar önce bende oradaydım. Onlarda hanımıyla izin alıp gelmişler. Yayladaki evi tamir etti. Epey masrafları olmuş. Her zamanki bildiğin Haşmet işte. İnsan 7 sinde neyse 70 inde de odur. Değişecek değil ya! Karısına tadilata ilişkin gerekli malzemeleri, yapılacak işleri anlatıyordu.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta