Cihânı nûr ile doldurdu o şâh-ı rûh-ı revânım,
Gönül mülküne sultan oldu, gitmedi bir ânım.
Güneş doğdu içimden, zerreler hep raksa başladı,
Ezelden parlayan bir nûrdur, aslım u erkânım.
Ne hacet Kâbe’ye gitmek, gönül beytinde Hak zâhir,
Sücudum bizzat özümdedir, budur dîn û imânım.
Şu fânî cismimin dârında Mansûr gibi asıldım,
Ene’l-Hak sırrına erdim, feda olsun bu cânım.
Deniz bende, nehir bende, bütün bir kâinat bende,
Ben O'yum, O da bendedir; ne şerhim ne beyânım.
Felek çarkın kırıp attım, zaman mülkünden el çektim,
Mekânsızlık makâmında, ezel-ebed mekânım.
Ey Nurullah, bu ne kudret, bu ne dehşetli bir sırdır,
Hem o gizli hazineyim, hem sükût-ı lisanım.
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 06:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!