Ezber Bozuğu
Hayatın müfredatına uymayan yalanlar yapıştı dudağımıza
Hayalimizin dışına kaçtı ezberlerin bozuğunda yamulan kayıplar
Boşluk derinleşti her vebaya günah çıkardık.
Kutsal geldi tatlandırılmış hüzün
Küflenmiş ağızlara dağıldık.
Kiminle bağladık gökyüzüne sesimizi
Kışlık defterlere yazıldı gecelerimiz
Gölgemizin akordu suya düşünce dönemedik kendimize.
Açlık büfeleri her evin kederinde
Karnımızı doyuran yokluklar sergilendi cebimizde.
Bir mesai sonrası başlayan ayrılıkla
Yazmalarını terk ediyor evrensele uzamış saçlar.
Eski çağların kuyusunda
Ayna tutuluyor morarmış vicdanımıza
Terk edilmiş cümleler herkesin boğazında
Konuştukça hurdaya düşüyor iyi olmak ruhumuzda.
Serin damlarımızın kırıldı toprağı
Hepimize kalan katran rüyaların siniri.
Çirkin öyküleri var hiç bitmeyen insanların
İki vardiya arası kaybolan yarınlarda
Yazılıyor kötü senaryo biz sadece yaşıyoruz.
Hangi yönde son buluyor hatıralar
Hafızaya giydirilmiş karanlıklar içindeyiz.
Taşlara kazılmış cümleler söndü
Terbiye edilmiş suların kireci çözüldü.
Kalbimizin neresine birikecek ışık
Terleten yaz akşamlarını kapatıp gidiyoruz.
Bir daha gelir mi yüzü bize bıkan çocukluğumuz
Kartpostallara yağar mı uzakta kalanların yağmuru?
Büyüdükçe acıyı evcilleştiriyoruz dilimizde
Mayına basan gençliklerin ölüsü kokuyoruz.
Sıyırdı etini eteğinden ellerimiz
Ütüsü bozulan hayata dokunamıyoruz.
Üşüyerek çarpıyoruz kapıların mühletini
Açık yaralar kutsuyoruz facialar kentinde.
Yalnızlığa yatırıp öptüğümüz içimizin arsalarında
İşgal dumanları yanıyor ömrümüzün
Veda hutbemiz okundu kaybetmenin ehliyiz.
Sığmıyoruz evin duvarına artık
Çerçevelerin büyüdüğü zamanlar geldi.
Gözümüzün siyah alçısı dökülüyor
Irsi kalıyor yaşamak gidenin alışkanlığıyız.
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 05:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Daima Edebiyat dergisi




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!