Acı tütün için kurulan bi bağ.
Siyah elma ve gümüş jilet
Ne çiçek bi bilirim ne böcek...
Kokuşmuş bi cesed buketini sever misin?
Siyah jilet ve beyaz çekirdekler...
Geriye sadece gülüşmeler ve verilecek bi buket kaldı.
Balgam atmalı insanoğlu denizine,
Kirletmek için değil, bir balığı öldürüp
bin balığı diriltmek için.
Hitler’in doğumuna az kaldı. Yunusları yakacak doğumunda.
Yetmezse taşlar ona Żurek yaparım.
Camı yutuşundan belli sen de mühürlendin.
Kırılmaz sanki tasman,
Onu tutan da sensin
Samimiyetin diğer tasmalarından biri
Günün sonunda sen de benim gibisin...
Benliğini ne bi betimleme ne bi ünlem değiştirir
Histerik melek misali Tanrı’nı özle,
Zil sesini duyamayacağını bile bile…
Siyah ipte aynı nota, aynı melodi.
Takıntıların aspirin, onsuz yaşayamazsın.
Kabuğun sıcak, cennette bile çıkmazsın.
Uyuyuvereyim öyle kışlığı hazır ayılar gibi.
Lâkin öyle soğuk, sevgiyi bulana kadar değil;
Azrail’in siyah kumaşından bir kaban yapana dek.
Üzerime örsün, üşümeyeyim diye.
Şefkatinden ölüveririm zaten hemencecik;
Söylesene bana, neden ayak izin yok kumlarda?
Söylesene bana, neden morluk var boynunda?
Beş yüz asır geçse de, senin gibi çeliklerim olamaz.
Siyah lekeli gri yollarda,
Kumlu ayaklarımızla
Koşalım mı, gözlerimizdeki karanlıkla?
Hiçlikti ölümden sonrası
Sopranodan çıkanın anlamı kalmadı
Geri kalan korkunç melodi ve gözyaşı
Dua ederler "İsa günahlarını bağışlasın"
Bilmezler ismim yahuda
Nietzsche babamdır
Ekstaziden yapılma gitarımı kırdım bu gece!?
Sırf kromozomlarım bu piçleri taşıdığı için...
Oysa boğazını kesmeliydim, bıçağım körleşinceye kadar.
Francisco Tárrega, senin de canın cehenneme.
Kıymıklarımın yükünü sana atfettim.
Kumdaki kürekler karımda
Özlüyorum seni
Lanet başlar yediden sonra
Özlüyorum seni
Yanaklarım kupkuru, kalbim ıslak
Özlüyorum seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!