1978 -kimbilir ne kadar daha...
EYLÜLDÜ…
Kırık, hazanlı ellerim;
Gölgene dahi sarılamadan gidişin…
Bir ürperti bıraktı senden yadigâr, adının beynimde geçtiği dehlizlerde…
Eylüldü…
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



