Eylül’de hüzne sığınmış bir yaprak gibiyim,
Budar içimdeki bütün renkleri rüzgârlar.
Boyacı fırçasını mı bıraktı ırmak kenarında?
Tuval kaderimi dökülen gülün rengine boyar.
Duygularım gençlik duyarlılığını taşırken,
Zamanın örsünde dövüldüm yıllar boyu.
Şimdi solan bir çiçeğin titreyişinde kaygılarım,
Çekildi hayal denizimi besleyen pınarların suyu.
Topak bu, her mevsimde bürünür kendi kaderine,
Kuşlar bile yuvasında yorgundur, yağmurlar sakinleşir.
Ah, kâinatı her gün yeniden var eden Rabbim,
Neden hayatın girdapları hep Eylül’le birleşir?
Eylül, gelecek baharların anasıdır bilirim,
Tohumu toprağa, kuşu göçe, insanı sabra çağırır.
Sonbaharda dinlenmeye çekilmezse şu âlem,
Kimbilir, ilkbaharlar nice çılgınlıklar doğurur? ..
Kayıt Tarihi : 11.9.2012 22:06:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Muhsin İlyas Subaşı](https://www.antoloji.com/i/siir/2012/09/11/eylul-huznu-6.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!