Nihayet, Eylül'lü de bitirdik!
Şimdi, sırada
Ekim'in masumiyeti var.
Bir de kuşların ve benim
Sıcak ülkelere göç etme vaktimiz geldi!
Çünkü
Ölüler kadar bir başına;
Ölülerden çok yalnızım!
Üşüyorum bu kabristanda!
Ancak, çok rica ederim; kimse üzerime
Toprak filan atmaya kalkmasın!
Ne şimşek isterim, ne kasırga!
Ne yağmur...
Ve hatta, ısıtmak için bedenimi
Bembeyaz; ne öyle kefen gibi...
İstemem; kar da yağmasın!
Beyaz mermerler yetmiyor mu
Gözünüzü doyurmaya
Allah aşkınıza?
Eylül bitti, diyorum!
Bütün derdim, benim
Göçmen kuşların peşi sıra
Uçmak istiyorum, şimdi;
Uçmak!
Anlıyor musunuz?
Dört mevsimi, yaz
Beşinci mevsimi aşk, olan...
Paylaşmanın ve sevginin egemen olduğu
O sımsıcak özgür topraklara!...
Eylül, bitti şimdi...
Bu aralar hiç gönlüm yok!
Beni ayıplama ne olur, şair!
Hazanda, sırça sarayları yıkılmış,
Devrik bir hükümdar gibiyim;
Ama güçlü ve mağrur...
Kale komutanım, şehrimin anahtarını
Çoktan teslim etmiş düşmana!
Ama, ben esir değilim!
Bu Eylül de sensiz
Sessiz, sakin ve usulca
Çekip gitti aramızdan, habersiz..
Bu aralar, sorma
Gönlüm, buruk biraz
Nefesim düğümlenmiş gibi üst üste adeta
Nedense hep sıkışmış gibi
Yüreğim, dört duvar arasında...
Ve nihayet
Eylül de bitti şimdi...
Üstelik sen de yoksun, neyleyim İstanbul'u!
Kucakla beni gökyüzü!
Hürriyetinden ödün vermeyen
Izdırap içinde bu rûha, acı!
Al beni, sınırsız diyarlarına;
Sana ihtiyacım var!.
Sonra...
Son kuşlar da uçup gittiler
Ardına bakmadan...Çünkü
Eylül bitti...
Sevgilim, nakışlayarak
Güz yapraklarına sardım ismini!
Yasemin kokulu
Gül bahçelerimden kopardım;
Uçurdum, tenime kokunu!
Yüzüme çarpan sert rüzgârlara bıraktım
Nefesinin tazeliğini...
Seni sevdim...
Her sabah, doğan güneşle
Uyandım bal peteğı, ılık gözlerinde...
Her akşam baygınca daldım uykuya
Gözlerinin haresinde kayboldum.
Gel, dokun kirpiğime şimdi!
Yağmur ol, damla damla...
Aç, gözbebeklerimi!
Uyandır yeniden sevda yelleriyle
Gir, kalbimden içeri!
Titret, serçeden ürkek
Kuş misali bu, göğüs kafesimi!
Ve dinle bak;
Çok özledim, herşeyini çok!
Sesini, soluğunu, varlığını özledim!
Sarı gül yapraklarına bezenmiş
Songüzde açan çiçekler misali
Saf, akça pakça yüzünü, ellerini...
Gözlerinin haresini, sevgilim!..
Işığını özledim...
Eylül de bitti, diyorum sana bak!
Bu aralar, biraz uğra bana ne olur!
Kış gelmeden önce sen gel
Sevdamın anka kuşu!
Ölüyorum hasretinden, anla!
Dağıt, dolan ve karış alabildiğine
Her bahar geldiğinde, ikimizi
Boyarım yeşile onları ben nasılsa
Aldırma!
Dokun, sev, okşa
Ve kokla biraz, ne olur!
Kış gelmeden önce sen gel
Diyorum, ey sevgili!
Gizlen, saçlarımın sır gibi beyazına...
Bütün dillerinde dünyanın
Seni çağırıyorum yavru kuşum!
Gel artık, kaderim ol!
Eylül bitti, Ekim bitti, yıl bitti!
Cümle sevda kuşları sevgili diyarına gitti!
Koynumun cümbüşü, nazlı kuşum
Sen de gel, kış geldi, ömür bitti!
Bir mevsimlik sefamız olsun
Gir gönlümün tazecik karbeyazına!
İstediğin vakit gel
Bir gece, bir gündüz, bir akşam üstü
Farketmez!
Ölümden korkan kim?
Gel, dol hasretten kavrulmuş kor beyazı gözlerime
Öyle bir bak, öyle bir sev, öyle bir sarıl ki
Bizi gören bütün efsane aşklar
Ölsünler, domino taşı gibi utancından!
Sen hele bir gel de kavuşmak gör
Vuslat gör! Dumanı üstünde
Buram buram hasreti gör!
Ya da kapat gözlerini, hayal et şimdi!
Mevsimler bitmeden
Yanında olduğumu düşün; seninle
Bir Eylül akşamında, sarmaş dolaş, el ele
Yağmurun saçlarımızı ıslattığını düşün
Istanbul'un en işlek caddelerinden birinde
Hangisinde en çok olmak istersen
Kimseye aldırmadan mesela
Beni öptüğünü düşün, doyasıya...
Ve şimdi uyu sevgilim çünkü
Eylül çoktan bitti buralarda
Havalar soğuk
Gönlümde sıcak hasretin var
Sen yoksun. Ama olsun
Canın sağolsun. Ben de
Artık, seneye beklerim.
Özledim...
Esma Özdemir 3Kayıt Tarihi : 10.1.2026 18:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Istanbul;15.10.2025 Çarşamba/09:50 "Esma Özdemir Şiirleri"




dilinize sağlık
beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)