Ilık ılık esen yellerin önüne kattığı yaprak!
Şu süzülüp giden yarin ayağına değen sen misin?
Binlerce canın bedende yattığı toprak,
Kuruyup giden sevgilere can veren ten misin?
Dalgalandı Karadenizim,köpürdü dağ başları,
Yollar yorgun,yolcu virane ben sana hasret,
Eylül ayıyla gelen kara bulutların göz yaşları…
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...



