Yüreğimi bir katliamın infilâkına sürükleyen sen mıydın ey kavi,..
Beni yokluğunla sınayan.. ,hançersiz, tüfeksiz şavaşan..
Silahım olmadan gözlerine tutsak eden sen miydin ey kavi?
Beni dirayetsiz bırakan, kalbimin dirayetsiz bilinmezliğine oyuk açan..
Deşilen yaramı kanatan sen miydin?
Yoksa kanamayımı durduran ,gönlümün boşluk terazisini kederle dolduran..
Gözlerinle terazimin dengesini bozup sevinç gözyaşlarını alan senmiydin ?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



