Seyret;
Bir ateş gibi üstüne devirdiğin
Bu dünyayı.
Kim hesap sorsun şimdi senden?
Kanadına ölümü takıp uçurduğun kuşlar mı?
Yoksa tüm renklerini silip de
Griye boyadığın bakışlar mı?
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Evet; İnsanoğlunun başına seyyie olarak ne gelirse, kendi elinden kendi dilinden dolayıdır!
'MA ESABEKE MİN HASENETİN FE MİNELLAH, VEMA ESABEKE MİN SEYYİETİN FE MİN NEFSİK!'-( İNSANA İYİLİK OLARAK NE İSABET EDERSE BİLSİN Kİ, O, ALLAH(CC)TANDIR! VE BAŞINA KÖTÜLÜK OLARAK NE GELİRSE, BİLSİN Kİ, O, KENDİ NEFSİNDENDİR!'
Hayırlı çalışmalar.
Gönül şimdi;
İçtiğim suyun, girdiğim denizin,
Gecelerde izlediğim yıldızın
Ve dokunduğum yüreğin
Dağın, taşın ve aşkın
Temizine hasret.
Ey insan fark et!
Bu ellerinle tutup çektiğin;
Olsa olsa kıyamet! ! ..... yüreğin duyarlı vuruşları.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta