Tutsa ahım âfakı, az mı zârından ey gül,
Ayrı düşmeyen bilmez aşkı yârından ey gül.
Akif’in, bülbülünün figânı var gönülde,
Söylemeye varmıyor dilim ârından ey gül.
Ruhsuz kelimelerin eline rehin duygum,
Gül dilince söyleyim sun esrarından ey gül.
Baykuşlar yaygarada, bülbüllerin dili lâl,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu emsalsiz gazelinizi bugün Şiir Defteri sütununda (beyitler halinde) imrenerek okudum.Her beyit 7/ 7=14, 7/ 7=14 heceye taksim edilmiş.Yalnız buraya alınan şiirde iki hata oluşmuş,heceyi bozuyor:l- Onbirinci mısra 'Sisler sardı çevreyi...' 2- Alttan sekizinci mısra 'Dilimi budadılar...' olsa gerektir.Tebrikler, sevgi ve saygılar...
Enver Özçağlayan
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta