Ey garip insan! Nedendir bu pervasızca yaşayışın. Hiç mi hatırlamazsın ölümü. Bugün kırdığın, umursamazlık yaptığın, yüzüne bakmaktan tiksindiğin, konuşmama umarsızlığına kapıldığın, ufacık bir olayı büyütüp geçmişini ve geleceğini yok ettiğinin farkında değil misin?
Ne zaman toparlayacaksın kendini. Öldüğün zaman mı veya pişmanlık duyup kapısını çaldığında, o kapıyı kimse açmadığı zaman mı?
Ey Garip İnsan Haydi ; Haydi Toparlan..
toparla kendini geç olmadan. Vurup kırdığın hiçe saydığın o gönlün kıymetini bil. Dön rabbinin emrine. (Dön ki ! ) Şeytanın düştüğü benlik davasına düşüp yok etme kendini. Neye ve kime hizmet ettiğinin farkında ol. Her davada her insanın kendine özgü bir haklılık payı vardır. Sakın ben haklıyım deyip HAKKI yıkma. Ben değil biz olmaya gayret et. Unutma ki her daim ölüm baş ucunda.
Hadi bitir her şeyi, yık gururunu ve hiçe say nefsini. İş işten geçmeden yok olmadan her şey, kime hizmet ettiğini anla... Anla ki kul olduğunun farkına varasın, kül olmadan...
Atıf Deniz
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta