Düzenbaz bulutlar sarmış dört yanı
Güneşe peçedir, bakın şu hale!
Gelinciklere can Mehmet’in kanı
Ruhuyla yücedir ey Çanakkale…
Her ahhla ağarır, şu kutlu şafak,
Göklere yükselen nidalara bak,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




bu şiir çok güzel yüreğinize vede kaleminize sağlık
Cemile Kişiliğini Soyadında aldığı belliki . T.C. Vatandaşı olarak unutulmaz tarihimiz 18/3/1915'de sekiz ay ondört gün savaşla ilgili olarak bilgi ve birikimini akıl süzgecinden damıtarak bizlere şiir olarak sunmuş TEŞEKÜREDİYORUM ben kendi adım söylüyorum Şiiri okuyunca duygulandım Gözlerim nemlendi. ŞAİRE'nin Yetişdiği aileyi kutluyorum
Tek kelimeyle harika şiir gibi şiir olmuş Çanakkaleye yakışı bir şiir dilinize sağlık Allah Vatansız etmesin diline yüerğine sağlık.
Haşim Kalender.
Düzenbaz bulutlar sarmış dört yanı
Güneşe peçedir, bakın şu hale!
Gelinciklere can Mehmet’in kanı
Ruhuyla yücedir ey Çanakkale…
Her ahhla ağarır, şu kutlu şafak,
Göklere yükselen nidalara bak,
Bu sayfa lekesiz, bu sayfa pir pak,
Toprağın nicedir ey Çanakkale...
Dönmeli bu devran, tütmeli ocak
Yurdunu koruyan yücelir ancak
Dereler, tepeler ay yıldız sancak
Haçlıya gecedir ey Çanakkale…
Kimin vatanında çizersin serhat
Sağır sultan duydu, duysana heyhat!
Hakk’ın yardımıyla haklı bir cihat
Devasa pençedir ey Çanakkale…
Mavzer şimşekleri dağları delmiş
Kim bilir kaç civan şaha yükselmiş?
Nusret-i ilahi yardıma gelmiş
Kutlu bilmecedir ey Çanakkale…
Salyalı ağızla koşmuş hepisi
Çılgın canavarın korkunç yapısı
Sanıyorsa Türk’ü ezme kapısı
Görsün, işkencedir ey Çanakkale…
Tek bir makineli yok ellerinde
Ölüm kokusu var mart yellerinde?
Şükür, zikir, tekbir var dillerinde
Son sözdür, hecedir ey Çanakkale… (Cemile DÜZGÜN – 14/03/07)
teşekkürler,,Şehit vurulunca değil,,Unutuulunca ölür,sözünü ne güzel işlemişsiniz,,Çanakkale ruhu halen devem edİyor,,Vatanın bir karış toprağını kimseler vermemek için bizlerde her an şehit olmaya hazırız,,
Çanakkaleyi geçilmez kılanların bizlere haklarını helel edeceklerini zannetmiyorum... Çanakkaleden geçemeyenleri bizler, koynumuza almadık mı ? Bizler onlara topraklarımızı, ocaklarımızı, suyumuzu, iletişimimizi, bankalarımızı, hatta rakımızı, tüm kaynaklarımızı satmadık mı ? Boşuna döktükleri kanı bize niçin helal etsinler...utanç içindeyim...leylee
Mavzer şimşekleri dağları delmiş
Kim bilir kaç civan şaha yükselmiş?
Nusret-i ilahi yardıma gelmiş
Kutlu bilmecedir ey Çanakkale…
Rabbim Aziz Milletimize bir daha göstermesin böyle ağır savaşlar. Tüylerimi ürperten harika şiiriniz nezdinde tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor duyarlı yüreğinize teşekkürü bir borç biliyorum. Saygı, sevgi ve dua ile baki selam üstadem. Sayfanızdan ayrılırken bu anlamlı şiirinize bıraktığım tam puanımı kabul buyurunuz.
Tek bir makineli yok ellerinde
Ölüm kokusu var mart yellerinde?
Şükür, zikir, tekbir var dillerinde
Son sözdür, hecedir ey Çanakkale
dün topla tüfenkle geçilemeyen Çanakkale,
bak geldi bak geldi ne hale
harika bir şiir okudum yüreğine sağlık yüraktan kutlar saygı ve sevgiler sunarım
bir tam puanda benden
Dün kanla korundun bu gün satıldın
Demet, demet deste gülle atıldın
Kirli hesaplarda hep aldatıldın
Zevalin nicedir ey Çanakkale
dün tankıyla topuyla, gemisiyle, askeriyle giremeyen anzak, ingiliz bu gün o şehitlerin evlatları tarafından deste deste güller atılarak halaylarla karşılanıyor ne yazık..
yüreğinize sağlık sn şaire..
şairi kutlarım..iyi şiir..
ne yazık ki;
kanla koruduk,dolarla satıyoruz..
Mavzer şimşekleri dağları delmiş
Kim bilir kaç civan şaha yükselmiş?
Nusret-i ilahi yardıma gelmiş
Kutlu bilmecedir ey Çanakkale…
...Çanakkale 'nin ruhunu anlayabilmek için Çanakkale gibi düşünmek gerek şiirinize tebriklerimle....Mehmet Karlı
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta