Mengene ağzında ezilir zamanın başı
Gerçek dışı bir mekanın kapısında
Günler geçmek bilmez, haftalar akıp gider
Karanlığın iki ucu birleşse eğer
Ne aydınlıktır bulacağımız
Ne de karanlık kalır sığınacağımız
..
Sakın ha bir yana kaymasın gözün
Başın öne eğip çıkışta öyle gez
Yadeli görünce gülmesin yüzün
Suratını yere dökte öyle gez
Gel kendi elinle kazma kuyunu
Elalem ne bilsin senin huyunu
..
sıyırdı gecenin bulutsu duvağını
tek dokunuşta yel
gösterdi/ay yüzünü
sonbahar gibi dağıldı odaya telâş
bozdu ütülü ne varsa
sokaklarda savrulan yapraklar kadar
kimliksizdi vuslatları
..
Dilekler adamıştık en içten duygularla ikimizde
Sen mum yakmıştın Meryem Ana’ya dua ederek
Adadaki kilisede, bense hayranlıkla izlerken seni
El ele çıktık gülüyorduk ogün ikimizde mutluyduk…
Sen Rum kızı bense Çerkez’dim ne fark ederki
Bu ülkede yaşıyorduk aynı havayı soluyorduk senle
..
yoldan geçen yaşlı amca
sırtında geçmiş yaşamın acımasız kamburu
gidiyor namaza..
kim bilir onun aşklarını?
acılarını,sancılarını..
dalıyor..aklında..
..
Bir Varmış bir yokmuş
Bir zamanlar
Deli dolu insanlar
Bir araya gelip
Tiyatro sanat deyip
Merdiven altı
Kahve köşesi
..
ben sende sıcak vuran kurşunu sevdim
bir gün kadar nice senelere, bir gece sessizliğinde
bir martı kondu gözlerime avaz -
..
Tüm sevgisini verebileceği birilerini istemekle başladı her şey…
Herkesi yüreği gibi temiz saf bildi,
Tüm sevgisini verebileceği iyi bir iş dürüst insanlar istedi,
Kariyer değiştirdi birim değiştirdi dokuz iş değiştirdi,
Yalanı yanlışı yaradılışı değiştiremedi değiştiremezdi…
..
Toplumsal mutsuzluğun olduğu yerde
Bireysel mutluluk olamaz derler
Bizde toplumsal mutsuzluk hüküm sürer
Bireysel mutluluk başını alır gider.
Şöyle bir bakalım haberler ne der
Bireysel haber, toplumsal bombalı olur
Ne ediği belirsiz bir sınıf ortaya çıkarılır
..
Nekadar boş iş varsa,
Biz onunla uğraşıyoruz,
Baksanabir etrafına,
Yok yeni aşkı, eski kocası,
Onunla evlenmiş, bununla görülmüş,
Soyunmuş, giyinmiş
Tövbe tövbe.....
..
Kızım emri vaki ile yaptı bir evlilik,
Biz çaresiz evet dedik, olsun şimdilik,
Eşyanın tabiatına aykırı, biraz da delilik,
Zira buna engeldi, törelerimiz ve Alevilik.
Annem dedi, amcam dedi, yok saydı bizi,
Böylece evinde çıkardı sanal bir krizi,
..
Ben Sana Yetemedim
Seyrini yüreğimde taşıdığım aşkım,
Ben sana yetemedim.
Hiç doğum gününü kutlamadım,
Sevgililer günü,
Yada evlilik yıldönümümüz olmadı,
..
Bencillikle suçluyorum seni,paylaşımcı ve emek veren tarafın kendim olduğunu düşünürken,aslında bencilin tekiyim ben.Senin iç dünyanda zenginlik olmadığını,içinde biriken öfkenin acısını başkalarına çektirdiğini düşünürken,asıl ben yapıyorum bunu.Seni küçümsediğim,seni kırdığım davranışların temeli içimdeki yanardağının lavlarının zorlamasından geliyor.
İş,para,geçim derdi,evlilik,çoçuk,savaş,şiddet,yalnızlık,ölüm...
Bunların içinde ben yalnızca seni düşünüyorum.Çünkü ruhum sana ihtiyaç duyuyor.Çünkü seninle var olabiliyorum.Çünkü ruhumun açık olan yanlarını,senin ruhundaki fazlalıklarla doldurabiliyorum.
Acılarımı,senin acılarınla dindirmek istiyorum.
Para kazanma vagonları önümden geçerken ben yalnızca gözüm cep telefonunda senin aramanı
bekliyorum... Sadece senin.... Para kazanma toplantılarına katılıyorum,maçlara gidiyorum,arkadaşlarla
meyhanelerde sabahlıyorum ama içimdeki 'öfke' seni kaybetme korkusu azalacağına dahada büyüyor.
..
Beni önce yaşattın sonra öldürdün,
Yanan aşk ateşimi niçin söndürdün?
Mademki bana Leyla olmayacaktın,
Niçin sefil Mecnuna döndürdün?
Yaş görmemiş gözlerimi yaşarttın,
Işık doluydu dünyam, kararttın.
..
ONSEKİZİNDE
Yaşı on sekiz,bazı gerçekleri çok geç anladı.
Kalbinin sesini dinlemesi,onu derinden yaraladı.
Genç yaşında,aşk acısıyla yüreği alev aldı.
Hayata doyamadan,kara toprakla kucaklaştı.
..
DOST DELİKANLI OLMALI
Bir ilki yaşamak ne güzel
Tıpkı kadınınla yaşadığın ilk gece gibi
Saf,temiz,riyasız duygularla başlayan dostluk
Belki o geceden de daha güzel
..
Annemin anneannesi
Demişki anneme
Annem babamla evlenirken;
“Bak kızım!
Evlilik bir kavanoz zehirdir,
Üstüne de bir parmak bal koyarlar.
Maksat balın hepsini
..
Başıboş dolaşırdı, akar dururdu
Amaçsız ve umutsuz sanki
Yıktığı köprülere, kıydığı canlara
Yuttuğu araçlara acımazdı
Ve herkes şaşardı
Ancak hiç uslanmazdı
Dökülen gözyaşıyla, daha da kabarırdı
..
Gözlerın sorarsan denız mavisi
Kaşların sorarsan hilal yarısı
Bir dılber tanıdım cennet hurisi
Dalmış içın içın ağlar o güzel.
Nice hayellerle evlilik yapmış
Bilmeden kendıni ateşe atmış
..
Yıllardan bir yılken dokuz yüz elli iki.
Haykırmış ışıyan dünyaya ORHAN bebek.
Su gibi akan otuz yıl başkentte
Büyütecek onu ağlayıp güldürerek.
Şanslıymış, eğitilmiş iyi okullarda
Başkentteymiş askerliğini bitirene dek.
..



