Yıllar öncesi ölmüş anamdan,
Kulağı duymaz yaşlı babamdan,
Çek şu çatal karası dilini,
Toprakta yatan şehit atamdan.
Etme gardaşım tutma gardaşım,
Mezara kadar yetme gardaşım.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Türk evladı diline sahip ol,
Küfür cehenneme giden yol.
Unutma senin melek yanın var,
Küfür şeytana verilmiş bir rol.
yine mesajlar vermişsiniz haklılığınıza diyecek lafım yok duyarlı yüreğinize saglık üstadım saygı ve selamlarımla
İnsanı küçülten, çirkinleştiren, ruhunu bulandıran sövgü ve dedikodunun günah olduğunu bildiğimiz halde bir yiğitlikmiş gibi kullananlarımız var ne yazık ki.
Aczin ifadesidir aslında.
Duyarlı yüreğinizi saygıyla selamlıyorum.
Çok güzel şiirdi....çok anlamlı bir çağrıydı.
Teşekkür ediyorum sonsuz....
Ümran Tokmak
Etme eyleme gıybet acıdır,
Küfür ise günahın tacıdır.
Diline gem vur,mühürlü kalbin,
Tövbe istiğfar son ilacıdır.
MUHTEŞEMSİN şair....
Sevgili Kardeşim : İshak Özlü
Şiirdeki ustalığınızı ve bu şiirinizi, Tebrik ediyor başarılarınızın devamını diliyorum.
Her şey gönlünüzce olsun dileklerim ile;
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Dördüncü Tam Puan Tekirdağ'dan.
İrfan Yılmaz. - TEKİRDAĞ.
güzel bir konuyu işlemişsiniz gerçekten duyarlılıgınıza teşekkürler ama bu böyle gelmiş böyle gider ishak bey.............sevgiler saygılar size
Temennilerinize katılmamak mümkün değil!
Şiire gelince türkü tadı aldığım ozanca yazılmış dizelerdi..Tebrikler, saygı ve selamlar...
Etme eyleme gıybet acıdır,
Küfür ise günahın tacıdır.
Diline gem vur,mühürlü kalbin,
Tövbe istiğfar son ilacıdır.
Etme gardaşım tutma gardaşım,
Mezara kadar yetme gardaşım.
Değerli Kardeşim,
Nasihat tadındaki muhteşem şiirinizi kutluyorum. Yine doğru tesbitler anlayana...
Yüreğiniz dertlerden uzak olsun.
Selam ve dua ile
Etme gardaşım tutma gardaşım,
Mezara kadar yetme gardaşım
ne kadar acı sözler affı olmayan ve ne yazıkki sokaklarda rahatça konuşulan
tebrikler ishak abi yine çok güzel bir konuya değinmişsiniz
Etme eyleme gıybet acıdır,
Küfür ise günahın tacıdır.
Diline gem vur,mühürlü kalbin,
Tövbe istiğfar son ilacıdır.
Etme gardaşım tutma gardaşım,
Mezara kadar yetme gardaşım.
Değerli kalem sevgili üstadım İsak bey Kardeşim
bu muhteşem dizeleri yazan o güçlükalemin var olsun her zaman olduğu gibi bu güzel şiirdede aynı duyarlılığı göstererek toplumdaki ahlaki değerlerimizin detaylarını açık bir şekilde nasihat niteliğinde dizelere yansıtmışsınız teşekkür ederim nedense toplum olarak bu zaafiyetten kurtulamadık
şirkten küfürden riyadan gıybetten yalakacılık kayırıcılık ahlak dışı hareketlerden uzak temiz bir nesil oluşmasını Allatan diliyorum kalemine yüreğine sağlık kutlarım enderin kalbi sevgilerimle saygılar sunarım Mevlaya emanet ol slm ve dua ile Tuncay Akdeniz
Şairlerin sadece aşk şiirleri yazmadığını, yeri geldiğinde topluma yol gösterici olduğunu bir kere daha ispatlamışsınız. Güzel şiirinizi tebrik ediyorum. Saygılar.
Ana'larda başımızın tac'ı,ananlar ve yad edenlerde..
Kalemine zeval gelmesin.Yüreğine ve toplumsal bilincine sağlık.
Size saygı ve selamlarım içten ve yürekten; değer
li üstad..
Veysel Taş
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta