Eşsiz Temasın Sırrı
Gözler kapanır. Dışarıdaki tüm sesler, telaşlar ve dünyanın karmaşası bir anlığına susar. Öyle bir an gelir ki, ruh, başka bir ruha sığınır.
Beklenen anın sakinliği, içimde bir fırtına estirirken, parmak uçlarımda bir titreme başlar. Bu sadece bir temas değildir; bu, kayıp bir parçayı bulmanın sarsılmaz huzurudur. Sanki göğün en yüksek katından, sadece ikimiz için indirilmiş pürüzsüz, ipeksi bir perdeye dokunuyorumdur.
O an, en sıradan dokunuş bile, sonsuz bir merasim halini alır. Her lifimde, her hücremde derin bir kabul hissedilir. Sanki o ten, sonsuzluğun kapısıdır, ve ben o kapıdan, hiçbir endişenin, hiçbir kederin ulaşamayacağı bir alana adım atıyorum. Her anı kıymetli, her saniyesi mutlak ve saf bir cennettir.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta