Hep ızdırap döktü kalem kağıda
Birazda mutluluk yaz diyemedim
Dertler mekan tuttu gönül bağımda
Saçının teline saz diyemedim
Çile dedin çektim,çektim bitmedi
Ey göklerle Yarış eden yüce dağ
Sevmek nedir ne değildir de hele
Yoldan geçen yolcu derken elveda
Sabır nedir ne değildir de hele
Lale midir,sümbül müdür,gül müdür
Gubarıyo sayende işte ermeni dölü
Mahalle eylediniz ya koskacaman köyü
Ne artı,ne çarpı,eldeki sadece bölü
Kendimizden bulduk biz,etme nederük hemi
Ne ederük hemi, etme nederük
Kimine az verir,kimine çokca,
Kimine bir mendil,kimine bohça,
Senin adaletin bu mudur yoksa
………….Hayrına, şerrine kurban olduğum
………….Affet beni,ben bilmedim nolduğum
Güftesine ilham oldu kaşların
Bestesine mihman oldu yaşlarım
Dekorunu dağ eyledi saçların
Aklımı çeliyor Siyah gözlerin
Ilık nefesinden nota lar yaptım
Beni böyle deli dolu
Söyleten sen değilmisin
Çileler aştı boyumu
Çektiren sen değilmisin
Yaşamak anlamsız tatsız
Yan gelip yatanda var
sırtüstü yatanda var
Üç beş kuruş uğruna
Şerefin satan da var
Vefasız sevgilim dur dinle beni
Seni ilk gördüğüm günü hatırla
Öyle birden bire terk etme beni
Seni ilk öptüğüm günü hatırla
Lale dedim Reyhan dedim Gül dedim
Gel,seninle eccük sohbet edelim
Sözde bir başkasın,sazda bir başka
Bakışından bin bir mana sezerim
Dünde bir başkasın, günde bir başka
Gün olur, yiğitlik az gelir sana
Hayırlı dua ya layık değilsin
Yataklardan kalkmayasın vefasız
Yerde gökte sana lanet edilsin
Vefalı yar sarmayasın vefasız
Genç yaşta dizlerin bağı çözülsün
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!