Bu şehrin yanan bağrında ki ellerimizi toplayarak
Evvela dağıttığım ,
yıktığım ,
döktüğüm ,
her nen varsa
Kısacık bir nefes
Belki çok soğuk
ve uzun sabahların üzerini örtecekti
Yüzümü dayayıp camın buğusuna
Burası dünya !!!
Viran bir tapınağın kalıntısı gibi,
Yok olmuş,
Yokluğa bırakılmış
Tanrısız ve kimsesiz
//Iyi niyetlerimi kürtajla aldırdım
sarkmasın diye duygularım
Vicdanımı satılığa çıkardım
bir daha yerlerde gezmeyecek insanlığım !//
İmkansız bir düşe
dört mevsim güneşler gezdirdim
ki karanlığın ilk müşterisi bendim !
kalbim kimsesiz bir kemoterapi seansında durdu anne ..!
Yağmurlar yağıyor aklımın dinmek bilmez nöbetlerine
Sahi
hayatta belirsiz bir sara nöbeti değilmiydi anne ?
Cinayet saati belirsiz intihar teşebbüsü bu dünya
Ölü kuşlar geçiyor gökyüzünden ve aralanıyor bulutların kapısı birer birer
Şehrin kalabalığı yalnızlıktan çoğalıyor matia
düşler askıya alınmış acıları yaşatmakta
//Tanrı yüreğinden hastadır
ve kırık bir dünya içinde milyonlarca üvey evlat yaşatır
Çünkü,
Dekoltesi yırtık bir hayatta
içimde
Ağır zaman ayinleri
ve metalik mezarlıklar gerçeği !
Dünyanın bütün çiçeklerini topla
Öyle ya hannelessi
senden yedi fersah uzakta olabilirim
Evvel zamanın paragraf başlarında yeni bir masala başlayabilir,
Bilmem kaç yüzyıllık bir yalnızlığı takıp koluma ,
iki ayrı coğrafyada ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!