İstanbul gibi karmaşık yüzün bu sabah
Yorgun, bakır çürüğü bakışlar
Yüzüne kıvrım kıvrım buse doluşmuş
Sözlerin esaretini yitirince
Dilindeki tüm cümlelerden
Ayrılık ferman yazmış
Sarkıta tutunmuş küçük yuvada
Tiz bir kırlangıç çığlığı
Pamuk ipliği kadar incelir
KIRLANGIÇLARIN GÖÇÜ
Kara bir toz bulutu misali
Çöktü şehrimin üzerine hüzün
Ne bir ses veriyor kaldırımlar
Ne de bir kıvılcım çakıyor gülüşün
Çürümüş iplerle bağlı
Yorgun yaşanmışlıkları
Salıvermekmiş rüzgarlara
Ömrüm bir yamacın kıvrımlarında buz tutsa
Sırtı kambur zirvelerde güneş doğsa ne fayda
Güneşin şavkı yenilse de kör karanlıklara
Dalınca nehir yeşili gözlerine
Kendimi bir orman derininde bulurdum
Orada bir dünya arardım
Bir dağ bir dağa kavuşur
Bir anne mezardaki yavrusuna
Bir çığlık varır en kuytusuna




-
Hülya Füsun
-
Ahmet Egin
Tüm YorumlarBen sizi Facebook’ta ünlülerle imza gününde falan görünce şair sandım. Bunlar piyasa işi amatör liseli karalamaları.
severek takip ediyoruz, yolunuz ve bahtınız açık olsun. Kaleminiz daim olması dileğimle