Güle gem vurma ey gönül zebûn olur
Dertsiz gönül divaneden farksız olur
Bilmek yetermi bilmem davanın ehemmiyetini
Şayet fiilde yoksa bir ömür zayi olur
Dilim varmaz sormaya hatırını
Hâtıramda hatırladıkça hatırını
Soramayışlarım zulm olur
Ah ben çektikçe açılıyor bu yara
Kapansın diye dua ederken yaradana
Her an bir öncekinden de fazla
Sar geri başa Hülya
Çok çektirdi sana zaman
Ne olacak ne bitecek bilmezken sen
Yaşını alıp götürdü zaman
Bitti gençliğinin taze baharı
Geçti güzün hoyrat rüzgarı
Derdimi çözdün gözlerinin derininde
Düğüm olup kaldım semerinde
Ah edip dururken yüreğim
Durup dinlendim narin sözlerinle
Şimdi günler geçmez oldu sensiz
Bilmem zamanın nasıl geçer bensiz
Kalbimin içinde soğu sevgili
Kar olup yağdın bağrıma
Ağır ağır yol alırken başım
Beyazlar düşürdün saçlarıma
Say, kaç dün eksik bende
Sensiz geçen günler heybemde
Beni sordum bana
Ben kötümüyüm sence?
Benden başka herkese iyisin
Bir garezin bana bence
Ne diye yıpratırsın kendini
Elâlem bugün var yârın yok
Kalbin nurla dolmuş taşarken
Benliğimi kaybetmiş, sende ararken
Nesini sevdin şu gafilin
Çehren güneşe ışık tutmuşken
Güneşten dahi parlak olan sen
Sultanım gitme kal
Gönül tahtıma aşinadır bedenin
Bilmem sarayımın ne kadardır ederi
Senleyken paha biçilemez
Yokluğun harap eder her yeri
Sen ki bu gönlün ebedî serveri
Ne varmak istediğim yer belli ne vardığım
Ne kadarı gerçek ne kadarı yalan bu varlığın
Afallıyorum,
Varlığım yok olmaya ne denli hayran
Yokluğa hasret, varlığa revan
Ve zamanı gelip dönünce devran
Birkaç asırdır tanıyor gibiyim
Yüzünde aşinalığın huzuru var
İkindi vakti zuhur et de göreyim
Gölgenin dahi meftunu var
.
Sana hasret bu diyar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!