Teni beyazım, gönlü siyahım,
Fikri esmer, sözü dolanbaçlı olanım.
Eflatuna çalar saat başı seni hatırlayışlarım.
Çıkarlarından çıkıp çıkmaz sokaklarda aradığım.
Rengi gri olan her şeyden caydım.
Ne sigara dumanı ne de viran gönlümdeki sis;
Tebessümündeki masumluğa mı kandım da
Aykırı sorulara maruz kaldım?
Cevabı sende olsa da ben kuyruksuz kuyruklarda,
Kapında sırasız sıralarda hep vardım;
İnan, kimlerden sıyrıldım benimle yanmayacak.
Kim kaldı bende hâlimden anlayacak?
O kadar şey vardı dokunan kanıma.
Söylesene, denizler gider mi suyuma?
Bütün acısını kozasında bırakmış.
Yuvasını en baştan çalı çırpı ile donatmış.
Kalbimin kumdan kaleleri,
Surlarından almış en büyük badireleri.
Yamalı bohça misali sıvanmış duvarları,
Belli etmemiş açıklarını.
Ciğerim parelenmiş.
Kader zaten benden önce nakşedilmiş.
Gözlerimin önüne
Senle beraber inmiş son perdemin dikişlerini
Söylesene, hangi terzi dikmiş?
Güle bile pembe rengi verenin
Var ki bir bildiği;
Senin gönlüne esmeri seçmiş.
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 00:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!