Eski bir konsolun, buram buram lâvanta çiçeği kokan çekmecesinde, itina ile devşirilmiş, kar gibi beyaz çamaşırlar arasında saklı kalmış bir günlüğün, kenarları yaldız çerçeveli sayfalarında özenle yazılmış satırlar...
Yıllar, mürekkebin rengini soldurmuş, ayrıca, yer yer bazı harfler ıslanmış ve silinmiş gibi...Sayfalar arasında kurutulmuş bir gül...Sayfadaki tarih, gülün
neden bu kadar fazla, dağılırcasına kurumuş olduğunu açıkça gösteriyor.
Satırlara şöyle bir göz gezdirmeye başladığınızda, o harflerin siliniş nedenini, yanaklarınızda duyduğunuz ılık bir ıslaklıkla hemen anlayabiliyor-
sunuz ve o zaman, o kupkuru ve renksiz gül, öylesine kıpkırmızı oluveriyor ki birden...
O da, bunca yıl öncesini yeniden yaşıyor gibi...
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
En sonunda beni ağlattınız...
O özlemin ve hüznün kokusu burnumda sanki...
Hayat aslında ne kadar zor...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta