Eskiler ne güzel insandı .Komşuluk diye bir kavram vardı.Komşusu açken tok yatan olmazdı.
Mahallenin abileri mahallenin kızlarını koruyup kollardı,yan gözle bakmazdı.
İnternet falan yoktu.Erkekler kahvede,kadınlar kapı önlerinde sohbet ederdi.Genç kızlarla delikanlılar çeşme başında kaçamak buluşurdu.Kimse telefonuna kitlenip milletin karısına kızına mesaj atmazdı.
Mektup vardı.Aylarca yolu gözlenen postacılar en baba adamlardı.
Eskiden hatır gönül bilmek vardı.Kimse kimseye yamuk yapamazdı.
Ataya saygı vardı.Ailenin büyüğünün sözünden çıkılmazdı.
Takım elbiseli beyefendiler,döpiyesli hanımefendiler siyah beyaz resimlerdeki halleriyle bile şimdiki mankenlere fark atardı.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.



