Yalnızlığın ve yalnız kalmışlığın kokusu sardı evlerimizi...
Hani biz küçükken daha,
Seneyede giyilir diye üzerimizde emanet duran bayramliklarimizi giydigimizde , Ellerimizin kına kokusuna, 80 derece limon kolonyası kokusu karıştığında, bize uzatılan rengarenk sekerlikten,daha sıra gelmeden hangi şekeri alacağımıza karar vermeye çalışırken daha,
Çalan kapı ziliyle kalabalıklasan evlerimiz , Türk kahvesi kokusunda dolaşan çocukluğumuz , yerini tek tarafı çöken üçlü koltuklarımıza bıraktı.
Sen kahkahalarımızın yerini sükunet aldı...
Bir çocuğun başını oksamanin yerini korkular, Yaşlı ziyaretinin yerini huzurevlererine girmenin yasak olduğu zamanlar aldı...
Şekerlikler dolu bitmiyor,
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Devamını Oku
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta