Eski libas gibi âşığın gönlü,
Sökülüp dikilmez bir daha şimdi.
Güzele kapılan gönlümün hâli,
Varıp da dönülmez yollara girdi.
Bülbül daldan dala sekiş eyledi,
Gül ile her daim çekiş eyledi.
Aşkın iğnesinde dikiş eyledi,
O dikiş kıyamet sökülmez imiş.
Sevdâyı nazenin sandım ezelde,
Girdim aşk bağına düştüm gazelde.
İbrişim hayalin sarsıp sözümde,
Meğer pulat gibi bükülmez imiş.
Bir yâr sevdim âlem bana dar oldu,
Bir gül okşadım sinem kanar oldu.
Goncanın kokusu zehr-i zâr oldu,
Gözlerim yaş doldu silinmez imiş.
Aşk içre dillendim türküm yaralı,
Yel esti dağıttı gönlüm haralı.
Zamanın rüzgârı vurdu yaralı,
Yara dertle dolar, söylenmez imiş.
Ben gönlümü toprak sandım taş imiş,
Ayrılık yeliyle bağrım baş imiş.
Kaderin yazısı kara leş imiş,
Taşa tohum düşüp filizlenmezmiş.
Gam ile doludur yoğruldu ömrüm,
Düğümlü kelâma sarıldı sözüm.
Hak yoluna düştü sarardı yüzüm,
Siyami der ki: gönül ezilmez imiş.
Siyami Boylu
20.12.2025
Kayıt Tarihi : 20.12.2025 18:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!