Soğuk bir şubat akşamıydı gidişim
Seni bırakmıştım o eski istasyonda
Son hatırladığım gözlerinde gördüğüm
Yıllarca gözlerimde sakladığım
O bakışlarından süzülen,hüzündü
Kör bir kurşun vardı içimde kalan
Mercan rengi kanıma karışan
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Ağustos'un kavuran kucaklamalarında kesif bir zift kokusu yayılır istasyonlara ve nedense hep gidişi çağrıştırır karlar yağdığında bile paslı raylara... Tebrik ediyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta