18 Temmuz 2005, İstanbul
eski iskelenin kolonuna astım kendimi
bir kıvılcımla değil; esen, sakin, yavaş
çünkü bir kıvılcımın düşleriydi tenin
ve yol tabelaları, göğüslerin
gözlerime atlıları saç, söyle
daha fazla yaşamak için mi bu savaş?
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı