Ay harmanlamış, içine düşüyorsun.
Gecenin üçü ve ben hala yazıyorum.
Ağustosböcekleri, baykuşlar susmuş,
Duyulmuyor artık tren düdükleri, korna sesleri.
Kent derin uykuda, bir ben uyanık…
Birden solgun yüzün beliriyor yere düşen ayın ortasında.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir aslında bir mektubun içinden bir bölümdür. 2006 yılında yazdığım mektuptan alarak, hiç bir değiştirme yapmadan şiir biçimine dönüştürdüm. Son yıllarda pek şiir yazmama karşın doğaçlama haliyle bu şiirimi sizlerle paylaşmak istedim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta