Eşitliğin nasıl gerçeklendiğini bilişmeden, eşitliği miras paylaşımı gibi herkese 3’ er 3’er dağıtmanın saymaca eşitliği gibi görürsek; bu soru baştan ters oluşla ortaya konmuş bir kendilik sorunsaldır.
Toplum insana 3’er, 3’er dağıtmaz ama 3’er, 3’er dağıtmanın en yakın çevrim noktalarında 3’er 3’er dağıtmanın alanındadır. Fakat üçer üçer dağıtmayla üst üste çakışmayan bağıntı sal girişmeli, uyumlarını çıkarır.
3’er 3’er olmanın alanı, 3’er 3’er değildir. 3‘er, 3’er olmaya en yakın duran süreçler kümesidir. Alan merkeziyle merkez çevresi 3’er 3’erdir. Merkez çevresi üçer üçere yakın olmayla, merkezin üçer üçer oluştuk bağıntısı gibi davranırlar.
Doğa içi girişimdeki eşitlikler, yer, zaman, dalga, ışıma, ısı, frekans gibi eşitsizliklerin girişmeleriyle uyumludurlar. Tek bir insan sağlamasının kendi eşitliği yoktur. Eşitlik ya da eşitsizlik bir girişme ürünüdürler.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim