Nisyanım,
Kuşku hırsından seninle cehenneme açılır,
Kapıları aralıyorum,
Günahın karanlık yüzünden gülümsüyor içeri girenler….
Hep aklımda kal istiyorum,
Çelişkilerine kurban gidiyorum, kansız kılıçlar arasında,
Öldüremiyorum,
Renginin beyaz olduğu ölümü işte bu yüzden,
Seninle düşünemiyorum…
…
Kulak ver,
Her adımda hamallık ediyormuşum meğer,
Sabahtan akşama güneşin ışığında hayalinle ter kan içinde,
Tükürmeyerek yüküne,
Acıyla sıktığım dudaklarımı mahkum ettim nihayet…
…
Dünyayı akladım,
Hayatı sakladım,
Gözümü kapattım,
Ölümü savdım, tel örgüleri uçurtmalara terk ettim,
Melekler parkından geçtim…
Haydut korkular sardı dört bir yanımı,
Etinde bir yabancı koku duydum,
Kıskaç altında esire bıraktım, göz yaşlarım mazeret olmayacak,
Bağışlanmak için,
Cezbene tutuldum…
…
Teorilerim hep ayrılık tümceleriyle dolu,
Pratik olgularsa mürekkep lekesiyle matem yazıyor,
Güneş fırçamla griye boyanmış,
Bu telaş rengi,
Penceremi kaplıyor…
…
Saçların düğümlenmiş,
Bedenim kaskatı,
Çatık yol bakışlarına dolanıyor hüznüm,
Etim bir dikende batık,
Acıtıyor,
Gece fısıldıyor, yankılarımı dağıtıyor şehrin üstüne,
Ellerin kayıp gidiyor,
Dokunan tenin hissettim,
Boşluğa düştüm,
Sürgünüm…
Kayıt Tarihi : 14.1.2010 22:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)