esaret bir aşk gibi sıkı olmalı;
prangalamalı seni ayaklarından ve ellerinden
ama en önemlisi yüreğinden,
kış geldiğinde solmamalı bir çiçek gibi,
mesela bir çam ağacı gibi yeşil kalmalı her mevsim;
her şey bir yana baharın çiçeklerinin güzelliğini de barındırmalı içinde,
ve tohum dökmeli, çevrsine yayılmalı alabildiğince...
yeri geldiğinde bir çocuğun gülümsemesi gibi masumca olmalı,
yeri geldiğinde yaşlanmış yüzlerdeki bir serzeniş...
esaret hürriyete olmalı,
saman alevi gibi değil;
aşık olduğun zaman yüreğindeki alev gibi,
yanmalı yanmalı yakmalı seni...
esaret mapushane türkülerinde yatan isyanın
hürriyete olan bağlılığından doğmalı,
içine almalı ve yaratmalı yeniden seni
sömürülmüş insanların samimiyetinde...
esaret sana olmalı;
sende bulmuşken köy sofralarının bereketini,
sende bulmuşken nasırlı ellerdeki zerafeti,
sende bulmuşken kavgaya inancı,
naçizane ben zatında...
nazım pala
Nazım PalaKayıt Tarihi : 17.8.2011 11:28:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!