Duvarlarda paslı çiviler vardı/
Tek bir tablo için çakılmış…
Çivilerin kimi düzgün, kimi kırık, kimi ezik,
Günler ise sayılmıştı çizik-çizik.
Zamanı mahkûm eden
Parmaklıklar gibiydi çizgiler
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Gecelerin bağrışmalarından
Ne kadar rahatsızdı güneş!
Kaçmıştı koyu karanlıklar içine…
abicim kocaman alkışlar sana..
Şiir, özellikle de final faklı bir güzellikti.
Kutluyorum Hocam.
Saygıyla.
Karanlık ihanet ve tuzakların beslendiği, semirdiği anlardır...
Adalet çarkına sokulan çomakların, ruhlardaki esaretin ızdırap
menğenelerinde kalınmasına, mahkumiyetlere sebep...
Anlamlı ve oldukça güzel şiirinizi Kutluyorum Bedri Bey...
Nicelerine diyerek... Saygıyla...
Belki de en ağır mahkumiyet., af mekanizmasının işlemediği., kişinin kendi kendini bilerek/bilmeyerek mahkum etmesi....
Anlamlı ., güzel çalışmanız için kaleminize sağlık sayın Adaklı...
Acz ve fakr/ın prangası yüreğime takılmıştı
Zamanın ve aşkın esaretinde…
Sadece ben miydim esir olan?
Yoksa tüm acizler, zayıf ve fakirler miydi?
----------Bedri hocam şiirinizi ve sizi kutluyorum beğeniyle okudum saygılar.
Bütün arayış içinde olan ruhlar aynı sıkıntıya vakıftırlar yüreğinize sağlık hocam
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta