Asker oldum anam
bilek bükülmez
Kurşun yesem bile
Kanım Dökülmez
Bulutlar kayboldu, göründü gökler
Nazlı esen rüzgar, hısrın kadar güçlüdür.
Zaman acımasız derlerdi, karşında eriyip gidiyor
Dizlerinin üstüne çökmüş zaman istiyor.
Dişlerini sıkarken sabır diye
Çocuk tahta parçalarını toplar
Kağıtlar tutuşturur içine atar
Sabırdır tek tutunacak
Buruk gülüp içine atar
Mermi kapsülü gibi, itibarını kaybetmiş,
İşe yaramaz, bomboş, artık zararsız,
Tüm silahları elinden alınmış,
Onuru, gururu, parası pulu elbiseleri.
Günler geçse bi türlü, geçse iki,
Şans işte bu olsa gerekti
Kalkardım ayağa, o sesi duyunca
Sesten önce, sesten sonra
Ufacık bir nokta gibidir
Sessizlik içinde birden patlayan
O korkunç ses
Sakinliğim, sessizliğim
Gene konuşuyorum kendi kendime
İçimden geleni yine,
İçime söylüyorum.
Bu kadar bencil değildim
Şimdi oralarda da esiyor rüzgar eminim,
Ama burda ki kadar soğuk ve karamsar değil.
Bu efkarlıkta senin eserindir zalim,
Bu karamsarlığımsa aslında benim.
Niye geldinki şimdi niye
Kaybedilince anlaşılırmış değeri,
Anladım mı ?
Kaybettim mi ?
Kayıpta olan benmiyim ?
O kadar değerlimiydi?
Tüm bunların anlamı ne ?
Düş kırıklığıyla geçecek günlerim olmaya başladı,
Sahip olduğum bi çok şeyin dışında.
Sabahları umut etmemek,
Akşamların yorgunluğuna
Yeni yorgunluklar eklememeyi öğrendim.
Suskun oluşumun nedeni
Seni özlemek değil,
Özlediğim doğru
Ama seni değil.
Suskunluğumu nefret sanma
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!