Kim bilir kaç yıdır ayaktalar?
Ne keserler gördüler ne baltalar.
Önce budakları kesildi,
sonra eve uzunca tavan serildi.
Ardıçlar,
ardıçlar ardıç.
O kadar yalnızlık biriktirmiştik ki
kalabalık dünyamızda
O kadar tenhaydık ki kendi aramızda
sitemlerimiz yankılanırdı karanlığımızda
Başımıza kanaatin tacını beğendik
Herkes ateş almaya geliyor bu yürekten,
alan gidiyor, alan gidiyor...
Herkes yanmaya geliyor bu yürekten,
yanan gidiyor, yanan gidiyor.
Cennetten kovuldum ben,
Serde sevdam sermayem,
Açıkta yattım,
susuz, uykusuz da kaldım
Neyi mi terk ettim gelmeden?
Başı göklere değen bir erkektim ben.
Dalıp dalıp gitmelerim
gözümün önünde.
Ellerimde yitmelerim
yok boyunda, hiç eninde.
Uyudum uyanık,
Bir yanımda annem olsa diğerinde babam
Üzerimde önlüğüm, mavi mavi
Göklerden daha mavi
Boynumda yakam, beyaz beyaz
Yıldızlardan, aydan daha beyaz
Öyle sıradan değil
hiç alışılmamış
beyinden bu
ta çekirdeğin,
için neresiyse oradan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!