Emperyalist güçler yazmış fermanı
İpimi çekmeye gelmiş Ermeni
Tanıyıp tazminat toprak vermeni
Hedefine çoktan almış Ermeni
Bahçemizde her çiçeğe yer verdik
Hoşgörüyle üç kıtaya nur verdik
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Teşekkürler değerli şair. Şiir çok güzel ve anlamlı, hikaye kısmındaki açıklamalarınız da anlamayan veya anlamak istemeyenler için oldukça aydınlatıcı. Kutluyor, saygılarımı sunuyorum.
yuregınıze ve emegınıze saglık ... guzel dızeler ... kutlarım kalemınızı ... saygılarımla ... dua ve selametle
Tarihi gerçekleri hala bu milletin gözünden kaçırmak başka mecralara çekmek isteyen yerli ve yabancı işbirlikçilerinin yüzüne bu dizeleri ahyakırmak gerekir.İsmail Bey kardeşim; bu anlamlı şiiriniz ve duyarlılığınızdan dolayı kutluyorum, şiirin hikayesi bölümündeki bilgiler için de teşekkür ediyorum, kaleminizi yüreğinizi kutluyorum selamlar saygılar.
balık baştan kokuyor İsmailciğim.
En tepedeki lavuk açtı bu özür yolunu.
Peşinden bu dalkavuklar sürüsü geliyor işte.
Yuh olsun ERMENİ'den özür dileyene.
Selam ve dua ile.
İsmail bey...........Anlamazlar ne desek anlamazlar....Hadi Ermenileri bırak ya içimizdeki Ermeni sevdalılarına ne demeli.....Yüreğinize sağlık ekleri ile birlikte tam arşivlik bir çalışma olmuş.....Ne diyelim inşallah bunları Ali BAyramoğlu ve onun gibiler de okurda biraz olsun imana gelirler.................Saygıyla ve muhabbetle
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta