Ön ittifaklı dönemin ve totem dönemin çaput bağlanan dilek ağaçları yoktu. Bu nedenle dilek ağacına bez parçası bağlamakla; şans, kader, kısmet dilenen; işsizine iş, aşsızına aş dileyen; evde kalmış kadın erkek kısmetsizlerine de şans açtıran totem dönemli dilek seansları yoktu. Nedendi acaba?
Yine erken döneme göre köleci dönem; bir yandan kişisel malını mülkünü yığacaktı. Diğer yandan da yığdığı mal mülk edinmeli her bir eşitsiz durumları karşısında oluşan sefalete, zulmetme süreçlerine acıyıp, merhamet edip bu kabil vicdan sızlaması ortaya koyacaktı. Bu Mamon’du vicdan sızlamasıydı.
Oysa totemdi dönemin totemdi mana anlamalı bir vicdani vardı. Ön ittifaklı yapının vicdanı da kendi grubu ile beraber kendi grubu dışındaki grupları da gözetir olan ilahi manalı bir tutum ve vicdandı.
Her iki tutumun referansı grupça ve gruplar arası görülen işler bağlamında iş görülmesi ve görülen iş sağlaması üzerinde bir paylaşmaydı. Bu aşamada nicelik ve nitelikçe iş kategorizesi yapıp paylaşmak değil de salt eylemseli oluşla ortaklaşmaya katılmak esastı.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta