Erkek acizleştikçe
kadın zalimleşir derler
oysa kimse sormaz
aczin kime miras kaldığını,
zalimliğin hangi korkudan doğduğunu.
Bir adam sustukça
evin duvarları konuşur,
bir kadının sesi
keskinleşir gecenin omurgasında.
Çünkü güç,
boşlukta çürür
ve biri doldurur
ötekinin çekildiği yeri.
Adam diz çöktüğünde
kadın yükselmez aslında,
sadece düşmez.
Ayakta kalmanın adı sanılır
zalimlik.
Oysa bu,
iki kişinin de
aynı uçurumdan bakmasıdır
farklı yüksekliklerden.
Erkek,
kendi içindeki çocuğu gömerken
kadın
anne olmaktan vazgeçer.
Şefkat,
gücünü kaybedince
disipline dönüşür.
Sevgi,
koruyamadığında
yargılar.
Bir adam yenilgiyi
erdem sanmaya başladığında
kadın,
hayatta kalmayı öğrenir.
Ve hayatta kalmak
nadiren naziktir.
Erkek affettikçe
kendini unutur,
kadın hatırlatır
acımasızca,
çünkü unutmak lüksü yoktur.
Biri susar,
öteki konuşur.
Biri çöker,
öteki sertleşir.
Adaletsizlik burada başlar
ama suç
tek bir bedende kalmaz.
Zalimlik,
kadının kalbine sonradan eklenmiş
bir savunma mekanizmasıdır.
Tıpkı aczin
erkeğe öğretilmiş
sessiz bir öğüt olması gibi.
Ve kimse masum değildir
bu dengede.
Çünkü güç el değiştirir,
ama yaralar
hep aynı yerden kanar.
Erkek acizleştikçe
kadın zalimleşir
ama aslında
ikisi de
aynı kaybın
farklı tercümeleridir.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!