Acılarımız var,
Sessiz kahırlarımız...
Suyun geçtiği, bizim geçemediğimiz köprüler var.
Sızılarımız var,
Sırlarımız var;
Ne zaman dinlensem, ne zaman dinlesem,
Gönlümdeki dertler bir olur, pir olur...
Uğraşım boşa gider, bir bakarsın hiç olur.
Ağzımda acı, buruk, bir merhamete hasret tadı,
Yüreğimde sebebi belli ama
Onlarca geleceği meçhul bir sızı...
Ne gariptir bu haller
Hava sicak ama üşüyorum
Hergün birşeye daha uzak
Hergün birşeye daha yakin
Içim buruk kalbim kırık
Zor ama gercek
Dertlere ıslık çalarım
Gözyaşlarına boğulsam da
Ben sessiz ağlarım
Özgürüm işte
Özgürüm
kafesteki bir saka kuşu kadar
Ve yağmurları özledim
Sırılsıklam ıslanmayı
Birilerinin üşürsün fazla kalma demesini
Delicesine coşmayı özledim
Hani derler ya masal gibi
İşte masal gibi yaşamayı özledim
Çekilin düşlerimden;
Düşler soğuk, düşler kalabalık...
Sadece rüyalarıma gelin,
Rüya görürken sığınağım yalnızlık.
Çünkü rüyalarda ağlamak;
Sabahı bekle ceylan gözlerinle,
Bir mısra oku,
Ama en güzelinden.
Gökyüzüne bak, denizi seyret,
Ne bileyim,
İçinden geliyorsa biraz ağla.
Sabahları gel
Uyku görmeyen gözlerimle
Doya doya göreyim seni
Günüm aydınlansın
Eksik kalan yarim
seninle tamamlansin
Yüzümde çizgiler oldu
Saçlarım seyreldi
Hatta aklar düştü
Kiloda aldım
Belki tenim buruştu
Ama sevdamla
Kendi ellerimle yarattım seni
ta en baştan,
Önce cemalini dokudum, sonra ruhunu.
Can verdim bedenine;
Gamzeler kondurdum, yüzüne
Bir işve kattım edana, bir naz ekledim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!