Bir şehirde iki kadın yaşardı.
Biri eril,
Biri feminen.
Eril kadın,
Çelikten bir zırh kuşanmıştı.
Yüzünde gülüş değil, hüküm vardı.
Her sözü buyruğa benzerdi,
Yanındakileri bastırır,
Göğsünde diken taşırdı.
Gözleri soğuktu,
Kimse onda huzur bulamazdı.
Sevilmekten çok korkar,
Sevgi yerine güç toplardı.
Ama o güç,
Kendi kalbini de taşlaştırırdı.
Diğer tarafta,
Feminen kadın vardı.
O, rüzgâr gibi hafifti,
Su gibi akıcı, toprak gibi bereketliydi.
Gözlerinde ışık,
Ellerinde şifa,
Sesinde huzur vardı.
Ona yaklaşan herkes
Kendi kalbinin sesini duyardı.
Çiçekler onunla açar,
Çocuklar onun yanında güler,
Erkekler bile yanında
Kendi yumuşak yanını hatırlardı.
Eril kadın, yüksek duvarlar örerken,
Feminen kadın, köprüler kurardı.
Eril kadın, kazanmak için yaşarken,
Feminen kadın, paylaşmak için nefes alırdı.
Eril kadın hükmetmek için yaşarken,
Feminen kadın sevmek için soluk alırdı.
Biri kudretin sarhoşuydu,
Diğeri şefkatin kucağı
Ve zaman gösterdi ki:
Duvarlar yıkılır,
Köprüler kalır.
Korku solar,
Sevgi çoğalır.
İşte bu yüzden,
İnsanların gönlünde
Eril kadının adı rüzgâr gibi kayboldu.
Ama feminen kadın,
Baharı getiren güneş gibi
Hep hatırlandı.
Yazan
Korhan KÜLÇE
25/09/2025
Kayıt Tarihi : 26.9.2025 01:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Prenses Erkeklerin dünyasında Eril Kadınlar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!