Koskoca bir yıldı, gidenimiz.
Dedik ki yaşamdan ölüme doğru
Dedik ki, bir vakit
Akşamdı ve boğazıma dolaştı
Bir acı, kilitlenen; uyuşturuyor..
Nedense, herkesi anımsarım da
Yine akşam hasreti
Kulak ver bana kulak
Salınıp da gidiyor
Baştan aşağı uyak.
Hangi makam şu hasret
O çok sevdiğin maviye de sövdün ama
Kararsızsın, kapkara, kararsız.
Bir yabancı dost
Kaldıysa bahtımızdan,
Maviyle beraber, gergin.
Yalancıyız!
Savrulur ışıklar gökyüzünde
Şiir yazardım yokluk içinde.
(17.09.14 E.Y)
Şiir sever miydi bu çocuk
Bilmiyorum.
42 yaşında hayat ve yaşam
Doğum ile ölüm arasındaki
Giriş ve çıkış.
Ve biz,
Aşkı birazda sana sormalı
Geçip giderken zaman, ağlarken bir çocuk
Hasreti birde sana sormalı
Yatarken ranzanda;
Uçup giderken bir kuş sürüsü
Kalmamış hayat, yaşam kalmamış!
İnsan eliyle üç beş yapay buruk sessizlikte
Gitmişler.
İnsandan yaşama, doğadan karanlığa
Zor kazanılmış hayatlar,
Nice işgallerin sonrasında.
Beynimi alt üst eden kuralsızlıklar da şiirlerin.
Evet dün var
Yarın olacak,
Damdan dama atlatırsın kedileri
Bilirim.
Bir adet örümceğin var bir şiirde
Gece çökünce şehre
Korkuyor musun çocuk?
İçinde ki korkuyla
Yaşıyor musun çocuk?
Saçlarını tarayan
Biri oldu mu çocuk?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!