bir rüzgar esiyor
gömülüyor umutlar
gözlerimde geziyor
bütün kara bulutlar
yağmurları yağdırdı
benden adam ne zaman olacak bilmiyorum
her günüm her anımda anneyi dinliyorum
haklılar bu yaşımda evde oturmaktayım
yük olarak geçiyor her saat ve her ayım
sağ omuz selamımı müjdeler mezarladı
sevi geçen sözleri annem hep azarladı
yaşlanmış yüzümle gölgesiyim naaşımın
esir düşen askeri, sesiyim savaşımın
alınmayı bekleyen çok yüküm var başımda
namazımı kıldıran imamım bu yaşımda
iniyordum koşarak
çatlayan kafesimin dibine
ağlayan
korkak bir çocuğun evine
mumla dalıverdim
göğsümdeki yangına
kirpiğim kaçtı ormana
gözümü gömdüm pat diye
vedaya saat kurmana
sapladım birkaç raptiye
ak pak kalbim pasaklı
kuşkonmazlara kuşlar konar
aslında hayatın özüdür bu
mescitler hep aynı kokar
secdenin sazıdır, sözüdür bu
başlar eğilir başlar kalkar
di’lerimi taktım peşime hep miş ile
yarınımı yaktım sahte bir geçmiş ile
bir fısıltı kulağımın dibinde sağırlaştı
kuşların kanadında dertlerim ağırlaştı
vedalardan düşerken gözyaşlarım ıslanır
sırtım iple bağlanmış hayallere yaslanır
açtım kader perdesini
çıktım dünya sahnesine
tiksindiğim her deseni
çizdim ayın ensesine
sabrıma bağırdı dilim
düştüm bir kuyuya
oldukça karanlık
mahlasıyken gayya
refikim yok artık
gözlerimin feri gitmiş
sardı yine başımı
yorgun bir düşünce
kırdı mezar taşımı
ben toprağa düşünce
bir çiçeğe imrendim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!