Ahenk ile uçan bülbül
Neden böyle inilersin
Sanki sana kalmadı gül
Neden böyle inilersin
Sen hep güllere alışık
Kalbimden kalbini çıkardın diye
Elimden elini bıraktın diye
Sevgilim sen beni terkettin diye
Bir inat uğruna yakmam kendimi.
Gözlerin gözüme bakmıyor diye
Ahenk ile karalamak
Seçip seçip aralamak
Boncuk gibi sıralamak
Bir sanattır şiir yazmak
Doğadan alınır feyiz
Baharımsın, kışımsın
Hem kışım, hem yazımsın
Dünyadaki her şeyim
Sen benim sevgilimsin
Biriciksin bir tanem
Dünyada yaşanan o büyük aşklar
Seni çok seviyorum diye başlar
Böyle mi olacaktı bu aşkın sonu
Dudağımda ismin, gözümde yaşlar
Hani anlımdaki yazımdın benim
Yaz bakalım Erdinç dostum
Var mı ben gibi perişan
Çaresiz dertlere düştüm
Var mı ben gibi perişan
Mevsimlerim döndü kışa
Duygumu mısralara
Dökmek geldi içimden
Senin için bir şiir
Yazmak geldi içimden
Deli gibi severim
Yalnız sana açtım gönül bağımı
Bir tek sana sundum gençlik çağımı
Gönlümde olmayan yar yanağını
Öpmeden sevgilim gel benim için
Keşfettim gönlümün aşk kalesini
Gökyüzünde uçup giden turnalar
Şu dağların yükseğine ersene
Yükseklerde benim gizli yarim var
Erdinç kul'un selamını versene
Erişilmez yükseğine dağların
Ben çocukluğumda yalın ayak,yırtık elbiselerle tarlalarda pamuk çapaladım,
sen en güzel elbiselerini giyinip kırlarda kelebekleri koşturuyorsun.
Hey gidi günler hey! ..
Sizi kıskanıyorum çocuklar.
Ben çocukluğumda beşik diye ağaç dallarında sallanıp oynadım,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!