al götür diyorum....
nereye giderse gitsin bu yol....
koşar adım yürüyorum....
talim yapar gibi bir sağ vuruyor bir sol....
emre itaat eden ayaklar....
daha güzelini görmedim....
var mı ki sayamadım....
aygınım belli ki ölmedim....
sarhoştum ayamadım....
sanmıştım çok içmişim....
iki bisküvi arasına seni...
koyup kıstırsam diyorum....
tutamıyorum bendeki beni....
tutup şöyle ısırsam diyorum....
gül bahçesi gibi kokan teni....
sarıp sineme bastırsam diyorum...
biri hak diyor biri adalet....
diğeri diyor neden şikayet.....
her şey yolunda ise şayet...
bu bir işgüzarlık değil mi....
hakkında göster diyor ayet....
Yerin hoştur,sende hoşsun Aya Sofya..
Yüzlerce yıllık miras sın dedemden..
Kapılarını aç ki ümmet sana koşsun Aya Sofya..
Onlarca yıl ayrı kaldım abidemden..
Koç dedelerimin yadigarısın sen Aya Sofya..
kar mı yağıyor temmuz ayında....
Ankara hal bu ki çok sıcak olur bu ayda...
hayallerim buz tutmuş.....
dört bir yanım bembeyaz....
bu ne fırtına birader bu ne ayaz....
kolumu kanadımı budadılar yetmedi....
şimdide köklerimi kesiyorlar....
yaşam alanı koymadılar yine yetmedi....
ölmeden mezarımı eşiyorlar.....
can içinde can çekişiyor canlar....
ben deliyim ya sen akıllı mısın....
başınla tasdik ettin verdin onayı...
destursuz dustursuz şekilli misin....
birine mi benzettin verdin onayı....
hırslısın gayretlisin ve tutkulu....
sana gelmek istiyorum....
yollar bırakmıyor....
yılan gibi kıvrılıyorlar....
birde çatal dilini açması yok mu....
beni senden iyice ayırıyorlar....
aynalar....
yüzüm sizde kalmış...
verin bana yüzümü....
yüzüm tamam....
düzüm sizde kalmış....
gösterin düzümü....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!