Özlemle yoğrulmuş aşkla bezenmiş,sevğiyle örülmüş acıyla harmanlanmış sanki bu dünya fakirliğin üstümüze abandığı bir ortam acının kol gezdiği diyarlarda atılmış bir hayatta insanımdı beni bağlayan düşündükçe kalbimden ağlayan bir çift gözdü anadolu hayatı bir yel vurdu aldı götürdü sıladan gurbetteki hayata ta orada uzakta adı avusturalya özlemdi içimdeki sanki saman alevi belli inceden yakar seni zaten adı üstünde içimde sıla hasreti elimdeki kaleme indi duygularım bir bir birikti sonra şiire döndü gazelle savruldu hazan yaprağı oydu gün aşırı duygu fasifikteki fırtınada kayboldu şimdi bazen orada bazen burada sizlerden içinizdeki anadolu ateşi yada sevgisi beni sizlerin gözündeki neşeye kedere yazmış yaradan sanki olacaklar önceden belli bir gün gibi bu hayat kendi içimde kimisine yol başlangıcı bazısında yol yarısı çoğundada mezar taşıdır bu dünya sebebtir bu bir gerçek sebeb olmaktır gelen hayata yeşeren yaprağa sudaki balığa hoşgörüdür başındaki başlangıcın sonra beyin hükmeder kalbin hep başka söyler dilindedir kötülük kalbinde huzur arar tutamaz ne zamanı nede yiten o duyguları azımsar herzaman bu ne hız bu ne sürat sanki arkasından bir gelen var koşar nefes nefese bu dünya hele birde yaş kemale erdimi daha güzel kokar insana bu dünya yakışır hepsine nazar boncuğu ister sever ister atar ister satar adamı düşüncelerdeki sizler bizden farklı değilsiniz hemen hemen aynı şeyi yaparız hepimiz biz ama hernasılsa beğenmeyiz birbirimizi umuttur bende olan saygıyı kalbimde tutan içinizden birisi bir çoğunun sebebi iki çocuk babası mutlu olmaktır içindeki çabası gün bağ bozumudur artık hasat zamanı her şarkıda hüzün vardır uzaktadır paylaşmaktır çabası dilerim herşey güzel olur mevlanadır bu dünya
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!