I.Kısım
Ağır, ağır indi ahşap merdivenlerden. Hatıralarının tüm ağırlığını, koltuğunun altına sıkıştırmıştı. Topu topu dört albümdü. Merdivenin tırabzanlarına tutunarak inmek artık gücüne gidiyordu. Yaşamla ölüm arasında gelip gitmeleri çoğalmıştı. Bu yaşta bu kadar sıkıntı…
Enver bey, kaç sene oldu diye düşündü. Belki yirmi, belki de kırk yıl olmuştu. Zihni bu kadar geçmişe gitmeye el vermiyordu. Yalnız, çocukluğu dün yaşanmış gibi beyninin içinde dolaşıp duruyordu. Yavaş yavaş ilerledi. Koltuğun ucundan yardım alarak, iskemlesine oturdu. Eski bir kaset çıkardı, çekmeceden. Aslında çok eski sayılmazdı ama içindekiler eskiydi. Minur Nurettin’den şarkılar yazıyordu kasetin üzerinde. Torunun el yazısıydı. Dedesi için o doldurmuştu. Arkasına doğru yaslandı. Ciğerlerinden gelen bir sesle –oh! - çekti.
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını