Hala bakmasını biliyorsa gözlerin,
Baharın gelişini müjdele hazana
Renklerin şahı; yeşili giy, bak yıldızlara
Zühre ışığına bürünmüş sitareyi görünce beni unutma
Hala baharın geleceğini söylüyorsa sözlerin
Bugün bir iyilik yaptım kendime
Ve gökyüzündeki yıldızlara fısıldadım ismini
Güneşi görür gibi birer birer söndü hepsi
Rengarenk çiçeklerle dolu pencerenden baktım hayata
Sahi hayat ne kadar da güzelmiş;
Yağmur yağıyor çocuk, saçlarına değil
damla damla akıyor mezar taşına
Saf gönlüne uğrayan elem ve naçar
zehir katıyor insanların aşına
Analar feryat ediyor:
Tek sağ olsaydı da kurban olsaydım gözüne, kaşına
Bir bir umut damlası damladı gözlerinden gözlerime
Tatlı bir telaş, bir heyecan, korku sarıldı yüreğime
Tebessümünün manasına gizlenmiş sır da nedir böyle?
Cennetin yedi kapısı gizlenmiş sanki gönül bahçene
Huzurluyum anbean, ruhumun aynasına yansır siman
Ruhumun yansımasında beliren Kardelen
Karla kışla boğuşurken boynunu büken
Kadere ve kedere kalenderliğiyle gülen
Bir güz yağmurunda aşkın burnunda tüten
Bir çiçeğin beklediği baharsın sen
Günden güne eksiliyorum Allah’ım,
Adımlarım ağır
İçimde taş gibi bir sükût
Göğün mavisi uzak
Yerler ıssız ve soğuk
Zihnimde bir yorgunluk
En çaresiz yanımdan vur beni
Gözlerinle mesela
Söndür güneşi
Pakla yıldızları
Tebessümünle okşa çiçekleri
Sevindir bayram gezmesine
Ah gönül ne dertler demleyip oturduk
seninle başbaşa
İhtiyacımız vardı
Benim seni, senin beni anlamaya
Yaranın da hiç niyeti yoktu kapanmaya
Aslında hakkımız yoktu bu aşkı abartmaya
Tebessüm Hatun
Biçare gönlümün en mübah misafiri
Şiirin aynasına yansıyan ruhumun ikizi
Ölüme meydan okuyan özlemin filizi
Bildim seni
Kuş uçar, kervan geçer bir yerde meftunum
Su olsan ateşe düşer içmek isterim
Dağ olsan bulutlanarak yağmak isterim
Yol olsan kanatlanır murada ererim
Sensiz ayağım takılırdı gölgelere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!