Engin Demirci Şiirleri - Şair Engin Demirci

Engin Demirci

Hayatımızdaki Fazlalıklar - Garib Çoban


Herkes konuk dünyada, fakat kimin konuğu, bunu pek az kişi bilir.
Kalpte bir nesne var, elle dokunamazsın; gözle görülmez, dille bilinmez.
Fakat bir tebessümle, bir güzel sözle, karşılık beklemeyen bir iyilikle ya da samimiyette onu orada hissedersin.

Devamını Oku
Engin Demirci

Hayat İşte, Sırdan Sıradan - Garib Çoban

Görünenin ardındaki ruh, taşta uyur, çiçekte rüyâ görür, hayvanda uyanır, insanda uyandığının farkına varır.
İnsanların korkularını kontrol eden, ruhlarının efendisi olur.
İnsanlık âlemi için nasılsınız sualinin ortak bir cevabı olsa gerek.
Uyanık ama farkında değil.

Devamını Oku
Engin Demirci

Hayy Ben Böyle Hayatın - Garib Çoban

Seni dinliyorum sonbaharda, yağmur akşam inerken şehrime.
Tatlı ezgileri yaşamak yalan belki der gibi.
Üryan mevsimin şaşırttığı ve biçimlediği yüreğim ona sığınıyor.
Cem' oldu ehl-i vahdet, matlûbları rızâdır.

Devamını Oku
Engin Demirci

Yoksulu sordular! ..
Herkes özlemini çektiği şey için yaşıyor. Seninle yarına kalacak malı olanın yarını v/ar. Olanın yoksulu olan insanın doktorudur aşk buyurdu Şahım
Aşk bahtımızdır, sadıklar ülkesi duada, Teheccüt vakti en güzel nasibimizse aşk olsun dedi Pirim
Bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin dedi Mirim
Anı v/ar eyleyenin, zamanla şikayeti olur mu? .. dedi Meczup.
Bir kerecik doğarız, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider dedi Boşvermiş.

Devamını Oku
Engin Demirci



Teheccüt vakti gönüle sokamadığın dua’yı, ömürde ibadete çeviremezsin buyurdu Şahım
Ruhunu besleyen çatışma yeri olan yeri bul dedi Pirim
Dünyaya b/akış açından yansır tefekkür dedi Mirim
Sen seni bulamadıysan. arama boşuna bulunmak istemeyeni dedi Meczup

Devamını Oku
Engin Demirci

O göçmen kuşlar..

Hayatta hayati önem taşıyan dersler var her zaman. Gece bir araya getirir resimlerdekıni, bir araya getirdiklerini dönüştürür. Sessizliğin hüküm sürdüğü kentsel şeyler arasında yalnızlık meskenleri olmuş. Dörtduvar, duyguları boyutlara büründürün renkli camlar karşısında dokusu değişiyor ademoğlunun. Sevgisiz mağaraların karanlığındaki tensel, bedensel sınırların suskunluğuyla, sevgi yerini duvarların gizemli yönlendirmesiyle yeni insanlar, kurgulu bedenler, sembol ilişkilerle dolu arzuları herhalde tatminsizlik olan tekliğe mahkum ediyor. Ne yiyip,giyeceği,içeceği, ne konuşacağı, ne duyacağı belirlenmiş bir başınalığıyla kalabalıklaşmış. Kırılma noktası olan sevgi, sona mı eriyordu? Hep bir maske arkasında bırakılan yaşam, bugün ve geleceğe dair okumalar yaptırıyor mevsimlerin duygularıyla. İçinde gizlenmiş çıkarların aracına dönüşen ilişkiler, biçimlendirmeye çalışıyor her şeyin doğasını. Acaba nasıl oldu da, b/aşka dünyaları keşfetmemize yardımcı oldu çok merak ettiklerimız. Kolayca kendine hayran bırakan engin gönüllülerle karşı karşıya kaldığımızı bir kez daha kanıtlıyor. İçinizde gezinmeye başlayıp, her kapınızı açanlar kendinle ilk yakınlaşmanın öyküsünü yazdırıyor. Sevginın yanında saf tutanlar doyurucu içeriğe sahip pek az insan yapabilir. Her zaman ilk heyecan katarlar, soruları pek değişmiyor. Kendilerine uyanık olanlar, elif yüklü lâl olmuş sevgiyle şems vakti gönüle ilk düşen damlada okudukça fark edeceksiniz sevgiyi.


Hadi adını doğru koyalım duyguların...

Devamını Oku
Engin Demirci

Bir zindanda görüyormusun halini? ...


Zaman zaman ben iyiyim putuyla uyum sağlıyor gibi görünüyor dünyaperest mütmain olanlar buyurdu Şahım. Varlığınla yanaşır hale gelmeni, engelleyen harap olmanı isteyen kim? dedi Pirim. Allahın ve peygamberin istediğine hayat hakkı tanımayan, zalimlerin en kötüsünün putlarıyla açık açık dost olanlar kim? dedi Mirim. Rabbinin ayetleriyle, putperestlerin duyuruları arasında kalma dedi Meczup. Gönül mescidiyle benin arandaki engeller koyandan kurtulup mutlaka sevgiliye ulaşmalısın dedi Hırkasız Derviş. Ne derece buldun dünyada, engin bir gönülü tavaf edemiyorsan dedi Zahit. El alem ne der demem.Gönlümle gittiğim heryerdesin sen, benden önce oraya gitmiş, bir bende buldum seni bekleyen dedi Garip Çoban. Oldukça derin ve katmanlı okunmak istiyor dokunduğun her sayfan dedi Miskin. Bir insanın kendine egemen olamaması ve kendi yüzünü sembolleştiren görememenin nedeni nedir? dedi Aklı Kıt Adam. İç çatışmalarından, duygu durumun ne derece bağımsız, parçalanmış bir ben'e dönüştükçe dedi Fakir. Bazen uyum sağlayamaz insan kendine, bir nokta var ki, o an kendini kendinden soyutlayıp seninim diyerek hislerin boşlukları doldukça sevgiye yöneliyor teslimiyetin dedi Deliler Şeyhi. Ve birçok çelişki eleştiriyi de satır aralarında incelikle, sezdirerek sımsıkı sarılanlar biri için kendi bedeninden mi çıkarmı çığlığı mutluluğun dedi İhtiyar Bilge. Son söz olarak,çok şeyi sorgulatan içindeyim ister istemez


Devamını Oku
Engin Demirci

Tavsiye ederiz...


Nice dostluklar filizlendi şems vakti aşkın topraklarında buyurdu Şahım. Kendine yolculuk yaptın mı sen hiç? dedi Pirim. O gizemli zaman tüneline girip geçmişinde yaşadın mı gönlünce? dedi Mirim. Eski günlere bir gitsen, neler görürsün neler. Kimlerle tanışırsın bir bilsen dedi Meczup. Kimler onlardan biri değil dedi Zahit. O günden beri heyecan içinde olanlar, her gördüğünde isimsiz kahramanlar arar, güngörmüş yanlarında dedi İhtiyar Bilge. Büyük bir heyecan içinde bu seferler, her gördüğüne durum nasıl diye sormaktadır dedi Fakir. Dünya durmuştur sanki, vakit geçmek bilmemektedir. Merak, kaygı, kaybetme korkusu, kazanma arzusu birbirine karışmıştır dedi Deliler Şeyhi. Güneş battı batacak, yine doğacak. Tıpkı dünkü gibi, yarın da böyle olacak. Acaba kim kazanacak dedi Miskin. Heyecan onu beklerken had safhadadır. Ufukta bir gölge görünür, yüreği küt küt atmaya başlar. Toparlanır, heyecanla seslenir dedi Aklı Kıt Adam. Susuzluk beklemektedir suyu, gönüller razı olmaz. Ne var ki daha fazla dayanamazlar. Sabah akşam demez, akın akın yola düşer maşuklar dedi Seyyah. Sessiz, sedasız, baş başa kalır, nefessiz soluksuz anlar geçmek bilmez, zaman donmuş gibidir, o gün asırlar sürecek derin bir uykuya dalmıştır aşk dedi Garip Çoban. Günler günleri kovalar, mevsimler mevsimleri, nice aşıklara tanık oluruz. Sevdalar, kavgalar yaşanır, bir ademoğlu yollara düşer, gider de gider dedi Hırkasız Derviş.


Devamını Oku
Engin Demirci

Kalb-i mühürdür sevgi...



Emin olmak lazım, rabbe güvende sadakatle. Sen nasıl davranırsan davran, benim esas ölçümün sınırları, güzel ahlaklı sevgidir, kim bilir. Beni rahatlatan insanın insana, insanlığı öğretmesidir. O, bir ucu, sen bir ucu ideal iletişim için, onunla yaşanır, onunla öğrenilir sırrın sırı, kim bilir. Her harfi ödüllerden, belki gerçek olmayan kavgalarında biraz üzüldüklerinle, sevmen mümkün hale gelecek, kim bilir. Belirsiz tesellisi de gizli kavuşma arzularının, rengini bağışlayan akşam güneşi gibi aklımıza dağıtılan sevgiliydi, kim bilir. Yalnız adam işidir sevmek demek, kalabalıklar içinde yalnızlıkları çok hoş bulmasam, bunca yıldır el değmeden gönülce aradığım sen olabilirmiydin, kim bilir. Bütün hakikatin güzel sanatları gibi sevmekteyim, bireysel engüzel sanattır, tek kişiliktir sevgiye misafirliğim. Platonik aşklar gibi, kim bilir. Sözcükler bana, ben sözcüklere şems gibi hiç ihanet etmedim. Sevmekten b/aşka sözcüklerimi hiç kötüye kullanmadım, kim bilir. Sevgi değirmen misali dönen b/aşlarım. Sevda değil, bir hışım diyen gönüllerin işimidir, kim bilir. Sevgi(li) keyif demektir, haz demektir, bir tanımlanamaz şehvet demektir, pranga gibi sürüklenen çile demektir, kim bilir. Sevgi(li) demek, çıldırasıya sevmek demektir, akarsuda bir damla, bir başakta tohum, aklımdan, gönlümden, ruhumdan, tenimden, terinden, parmaklarıma geçen, parmaklarımdan milyonlarca, milyarlarca harf olan yağmur tanelerine avuç açıp dua dua dilenmektir, kim bilir?

Devamını Oku
Engin Demirci

Geç kalıyoruz...


Sevgili besmeleyle çağırdığında ikimizde aynı yaştaydık, ben canın, sen cananımdın, halimiz mevlemi makamıydı. Yüzüne tevekkülün ince basamaklarıyla dua iklimi yansıyanlar özetliyor aşkın halini. İnsanı yeniden inşaa etmek gerekır sevgiyle. Oldukça hevesli gece meydanı şevki artırmak için, birde bunun yarını var. Farklı düşünenler farkediyor, birbirinin koluna girenleri. İnsanın yüreği hiç hafife alınamaz bir nitelikte. Sevgiyle özdeşleşenleri şanla taşır engin gönüllüler. Onlar şükür ki, soylu, duygulu, engin, anlam yüklü içinde bulunduğu mekanı kendisine göre biçimlendiren gecenin çobanları, alıp beni götürsün tebessümün sadakasıyla. Kaçacak yer arayan yanlarına hesap verir masumiyetin. Ne gariptir gönüllü olanlar hep zengindir. Sizi hep yeniden çıkarır kuyularınızdan. Bir ev bina eder, her şeyi kuru ekmek tadında kalpleri kalbinize değince, sadakati ile rüku eder övgüyle onundur. Ziyadeleşir seni seven yanın, yurt edinir çağırmalarının himayesinde. Huzurun başlangıcı kuvvetinı artırır dualarda, muhafaza eder ne söylediğini. Suskunluğu ördüğünüz duvarlarh aşarak köprüler kurar. Yokmuş gibi davrandığınız her duygunuzda başaklanır. Size galip gelenlerden sıyrıldıkça, şems vakti şükrünü eda etmek için üryandır her halin. Kölesi olduklarından kemale ermiş olanların hali vacip oldukça. Kendine has sizden o kimseyle meyvesini verir dokunuşların, olgunlaştıkça senindir.


Devamını Oku